Zeytinyağı ihracatçıları DİR talebinden vazgeçmiyor

Zeytinyağı ihracatçıları DİR talebinden vazgeçmiyor

Mesajgönderen GMNet » 11/9/2009, 01:25

Zeytinyağı ihracatçıları Dahilde İşleme Rejimi (DİR) talebinden vazgeçmiyor. Uluslar arası pazarda büyük mağaza zincirlerinin, markalı ürünleri raf ve stoklarda her an bulundurmak istediğini söyleyen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nedim Güreli, dolayısıyla mağazalara satış yapan firmaların her zaman ürün tedarik edebilir olmaları gerektiğine dikkat çekti. Güreli, bunun formülünün DİR olduğunu ifade etti.

Zeytinyağında marka olmuş firmaların DİR olmaksızın hareket edemeyeceğini vurgulayan Güreli, devletinde bu konuda istekli olduğu görüşünü savundu. Güreli, "Tekstil ve otomotiv sektöründe olduğu gibi zeytinyağında da durum böyle. Siz zeytinyağında bir marka olarak dünyanın büyük mağaza zincirlerine girdiğinizde 'bu sene zeytinyağı az, o yüzden zeytinyağı veremeyeceğim' deme gibi bir lüksünüz yok. Çünkü o rafa girmek ciddi bir süreçten geçmeyi gerektiriyor. Ayrıca bunun için de bir bedel ödüyorsunuz. Buna karşın raflardan çıkmak ise son derece kolay" diye konuştu.

Bu durumu bir örnekle açıklayan Güreli, "Romanya ve Ukrayna'daki Carrefuer'a girmiş markalarımız o pazarlardan çıkmak zorunda kaldı. Bu firmalarımızın verdikleri kiralar hem yandı hem de Carrefuer bu firmalara '3 yıl sizi rafa almayacağım' dedi. Dünyadaki perakende zincirleri, kimi zaman şartlarını dikte ettirebilecek gücü ulaşıyorlar. Bizde DİR'i istemiştik ama bunun karşısında ciddi bir direniş var. Buna rağmen talebimiz sürüyor" diye konuştu.

Dünya genelinde söz sahibi olmuş Türk markalarının büyüme süreçlerinde private label üretim yaptıklarını aktaran Güreli, buna karşın zeytinyağında ciddi hammadde sorunu olduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin dünya geneline 70 farklı marka ile zeytin ve zeytinyağı ihracatı gerçekleştirdiğine dikkat çeken Güreli, "Yurtdışına gittiğinizde sadece Komili ve Tariş gibi bilindik marka görmüyorsunuz. Türkiye'deki teşviklerden yararlanmak için İtalyanca ve İspanyolca kökenli marka yaratıp ihracat yapıyoruz. Lokantalara mal veren biri ise sorun olmuyor. Mavi Jeans gibi bir markamız şimdilik yok. Kapitalizmde her şey basamak basamak. Herkes bu yollardan geçti. Bizde Mavi Jeans gibi zeytinyağı markası yaratacağız. Fakat malı elimizde sürekli kılacak zeminin oluşmasını bekliyoruz. Müşteriye bir sene mal verdik, ertesi sene veremedik diye bir şey söz konusu olamaz. Türkler marka yaratmayı aslında iyi beceriyor" şeklinde konuştu.

Zeytinyağı konusunda İspanya'daki kooperatiflerin ortak hareket ettiğine de dikkat çeken Güreli, dünyadaki üretimin yarısının buradan sağlandığını belirtti. Güreli, Türkiye'nin uluslar arası pazardan kopmaması gerektiğini ifade ederek, "Dünyadaki üretimin yüzde 50'den fazlasını İspanya sağlıyor. Bunun da yüzde 70'ini bu ülkedeki kooperatifler sayesinde üretiyor. Doğal olarak İspanya'daki kooperatifler fiyat yapıcı konumda bulunuyor. Tıpkı bizim fındık ve incir varlığındaki gücümüz gibi. Ülke olarak dünyadan kopuk hareket edemeyiz" şeklinde konuştu.

Türk tarımının ileriki dönemde en büyük ihracak kaleminin zeytin ve zeytinyağı olacağını da sözlerine ekleyen Güreli, "İleriki yıllarda yaptığımız ihracatla fındığı sollayacağız. Zeytinyağı fındık gibi zor satılan pahalı bir ürün değil. Üstelik talebi de bulunuyor" ifadesinde bulundu.

Zeytinyağı endüstrisi farklı bölgelerde gelişecek

Ağaç varlığı ve ekimlerin doğru yerlere yapılıp yapılmadığı konusunda da bilgi veren Güreli, ülke genelinde büyük hataların yapılmadığının altını çizdi. Bu konuda çiftçinin çoğu zaman doğru yaptığını aktaran Güreli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gemlik fidanı daha ucuz olduğu ve 3 yıl sonra meyve verdiği için tercih ediliyor. Ayvalık tipi zeytin ağacı ise 7 yıl sonra meyve vermeye başlıyor. Türkiye'de çıkan yağın ancak yüzde 5'i çok kaliteli yağ durumunda. İlerde Mut gibi Türkiye'nin farklı bölgelerinde zeytinyağı ile ilgili endüstrinin daha da gelişeceğini düşünüyoruz."

Tarım Bakanlığı olumlu görüş vermedi

DİR ile ilgili ilk başvuruyu Eylül 2007'de Dış Ticaret Müsteşarlığı'na yapan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, o dönemki Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'dan olumlu görüş almalarına karşın Tarım Bakanlığı'ndan beklediği ilgiyi göremedi. Daha sonra bu isteklerini ilgili Bakanlık ve Türkiye İhracaçılar Meclisi (TİM) nezdinde tekrar dile getiren ihracatçılar, Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağı rekoltesinin 2-3 yıl içinde artacağını savunarak ilgili pazarların en kısa sürede bulunması gerektiğine vurgu yaptılar. Şu anda zeytin ve zeytinyağında DİR ile ilgili somut bir adım bulunmazken, ihracatçılar 'bir yıl var, bir yıl yok' söyleminin önüne geçmek için görüşmelerini sürdürüyor.


GMNet
Supervisor
Supervisor
 
Mesajlar: 944
Kayıt: 3/1/2009, 16:21
Konum: Lüleburgaz

Dön Ekonomi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron