CP Türkiye Başkan Yardımcısı Nezih Gençer, firmalarının 2008 yılında 365 milyon sofralık yumurta üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, hedeflerinin 2009 yılında yumurta üretimini 500 milyon adede çıkarmak olduğunu kaydetti.
2008 yılında Uzakdoğuya tavuk ayağı ve Iraka yumurta ihracatı yaparak 1.6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıklayan Gençer, 2009 yılının ilk çeyreğinde ise bunlara ilave olarak Irak pazarına 346 ton piliç eti ihracatı yaptıklarını kaydetti.
Gıda pazarında CP Piliç, CP Yumurta ve CP Karides markalarıyla yer aldıklarını söyleyen Gençer, yıl sonu itibarıyla 2 bin 200 ton tavuk ayağı, 2 bin 700 ton piliç eti ve 12 milyon yumurta olmak üzere 10 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı planladıklarını dile getirdi. Yıllık 21,5 milyon ton yem üretimiyle dünyanın lider yem üreticisi olan CP Groupun faaliyetlerine 1921 yılında Tayland'da başladığını belirten Gençer, firmanın Türkiye pazarına 1987 yılında İnegölde kurduğu yem fabrikasıyla girdiğini anlattı. CPnin Türkiyenin farklı bölgelerinde 6 adet yem fabrikasının faaliyette olduğunu ileten Gençer, Ayrıca 5 bölgede piliç eti üreten CP Group, İnegöl, Turgutlu, Osmaneli, Abant ve Tarsusta kurulu 5 kesim hane işletiyor. 2008 yılında Türkiyede 6 adet yem fabrikasıyla 720 bin ton yem üretimi gerçekleştiren grubumuz, geçen yıl 100 bin ton piliç eti üretimiyle pazarın yüzde 10ına sahip bulunuyor diye konuştu.
Gençer, 2 bin 500 kişiye istihdam sağlayan CP Groupun cirosunun, 2008 yılında 530 milyon TLye ulaştığını açıkladı. Bilecik-Osmanelide kurulması planlanan, ileri işlenmiş ürünler fabrikasının 16 milyon dolarlık bir yatırımla 2009 yılı sonunda üretime hazır olacağını aktaran Gençer, ilk etapta 1000 ton/ay kapasiteli düşünülen tesiste; naget, şinitzel gibi kaplamalı piliç ürünleri ve piliç sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri üretileceğini açıkladı. Tavukçuluk sektörü, geliştirdiği entegre üretim yapısıyla üretici sanayici işbirliğini gerçekleştirerek üretim artışı sağlamış, tarımsal sanayiinin başarılı bir alt sektörüdür diyen Gençer, modern teknolojik yatırımlarla uluslararası standartlarda üretim verimliliği sağlandığını dile getirdi. Sektörün, artacak iç piyasa talebini rahatlıkla karşılayabileceği gibi ABne, Ortadoğu ülkelerine ve Rusyaya ihracat yapabilme potansiyeli olduğunu söyleyen Gençer, Mart ayında ABnin, ileri işlenmiş piliç eti ürünlerine ihracat izni verdi. Kuş gribi vakaları, ardından tavukta hormon söylentileri, kene vakaları ve en son da yaşanan küresel ekonomik krizin etkileri beyaz et fiyatları üzerinde etkili oldu. Sektörde 2008 yılının ilk çeyreğinden bugüne kadar maliyetine satışlar hatta zaman zaman maliyetin de altına satışlar söz konusu oldu şeklinde konuştu.
Mısır ve soyanın üretimi artırılmalı
Piliç eti üretim maliyetlerinin, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında hep yüksek kaldığını ve bunun da hem tüketimin artmasını hem de ihracat yapmayı olumsuz etkilediğini söyleyen Gençer şöyle konuştu: Yüksek üretim maliyetlerine karşın uygulanan ihracat teşvikleri yetersiz kalıyor ve bu pazarlarda ABD ve Brezilya gibi dünya piliç eti ihracat devlerinin fiyatlarıyla rekabet etme şansımız maalesef olmuyor. Bundan sonra daha fazla piliç eti üretip iç ve dış piyasalarda daha istikrarlı artan bir satış gerçekleştirmek için maliyetleri dünya fiyatlarına çekebilmek konusunda gerekli desteğin sağlanması önemlidir. Uzun vadede en önemli konu, yem hammaddeleri olan mısır ve soyanın yurtiçi üretimleri arttırılmalı, maliyetleri düşürülmelidir. Bu sorunlar çözüldüğü takdirde önümüzdeki dönemde sektörün istikrarlı bir şekilde büyüme potansiyeli vardır.


