Şeker fabrikaları özelleştirilirken

Şeker fabrikaları özelleştirilirken

Mesajgönderen GMNet » 15/2/2009, 08:11

Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin; Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi yine gündemde. Türkiye'de halen 30 adet şeker fabrikası bulunuyor. Bunlardan üçü, daha evvel özelleştirilmiş ve sürekli zarar etmekte olan Konya, Kayseri ve Amasya şeker fabrikaları.


Diğer 27 fabrikanın tümü TŞFAŞ kapsamındadır. Şeker fabrikalarında, 30.000'e yakın işçi istihdam ediliyor.
Şu anda Şeker Fabrikaları A.Ş. bünyesinde, 27 Şeker Fabrikası, 4 Alkol Fabrikası, 6 Makine Fabrikası, 1 Tohum İşleme Fabrikası ve 1 Araştırma Enstitüsü bulunmakta.
Şeker-İş Sendikası, Bor, Ilgın ve Ereğli Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi girişimine karşı, daha önce 28 ilde eylem kararı almış ve hukuki bir mücadele başlatmıştı. Bu mücadele sonucunda bazı fabrikaların özelleştirilmesine ilişkin kararlar iptal edildi; ancak kısa bir süre sonra bu fabrikalar yeniden özelleştirme kapsamına alındı.
Özelleştirme sürecinin başlatıldığı bu üç fabrikanın özelliği en verimli şeker fabrikaları olmaları. Bu fabrikalar, ekonomik anlamda kârlı olmayan, ancak, genellikle gelir düzeyinin ve sanayileşmenin en zayıf olduğu bölgelerde kuruldukları için sosyal açıdan önemli bir işlevi yerine getiren diğer bazı fabrikaların yaşatılmasında çok önemli bir işleve sahip. Bu nedenle, bu üç fabrikanın özelleştirilmesinin, 15- 18 fabrikanın kapanmasına yol açacağı belirtiliyor.
Yapılan hesaplamalara göre, bu fabrikaların satılması ve/veya kapatılması ile, pancar tarımı ve şeker üretiminde % 40-50 arasında, sektördeki istihdamda ise % 50-60 oranında kayıp yaşanacak.
2000 yılında 18,8 milyon ton olan şekerpancarı üretimi, IMF'ye verilen ekim alanlarının daraltılması taahhüdü ve 4 Nisan 2001'de çıkarılan 4364 sayılı Şeker Kanunu hükümleri doğrultusunda hızla gerilemiş bulunuyor (2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,9 oranında azalarak yaklaşık 12,9 milyon ton). Şekerpancarı tarımında çalışan işgücü yüz binin üzerinde. Aileleriyle birlikte bu nüfus 450 bin civarında. Özelleştirme gerçekleşirse bu rakam da büyük ölçüde gerileyecek.
Sorunun bir başka yanı da şu:
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve 15 fabrikanın kapanacak olması dolayısıyla şeker kotaları daha da azaltılacak, ülke ekonomisine önemli bir katkıda bulunan şekerpancarı tarımı büyük bir darbe daha yiyecek.
Bu durumda, ülkemizin şeker ihtiyacı zorunlu olarak nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimiyle karşılanacak. Bu da, şu anda yüzde 10 olan ancak her yıl Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 15'e çıkarılan NBŞ kotasının birkaç kat artırılması sonucunu doğuracak.
Sonuç olarak, özelleştirme nedeniyle halen kotaları (yasalara rağmen) aşan NBŞ üreticileri şeker sanayiini tamamen ele geçirecekler.. Oysa, üyesi olmayı hedeflediğimiz AB ülkeleri bu sakıncayı göz önüne alarak NBŞ kotalarını yüzde 2-5 civarında tutuyor.
NBŞ üretiminin, şeker pancarı üretiminin yerini almasının bir başka sakıncası da, ülkemize giren ithal mısırın artması olacak. Bilindiği gibi, mısır üretiminde genleriyle oynanmış mısırlar düşük fiyatlarıyla uluslar arası piyasalarda haksız rekabet yaratmaktadırlar. Bu durum, ülkemizi "genleriyle oynanmış mısır" deposu haline getirecek ve halk sağlığı açısından geri dönülmesi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkacak.
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi deneyi, geçtiğimiz dönemde, Polonya'da yaşanmıştır. Polonya'daki özelleştirme sonunda, şeker fabrikalarını satın alan çok uluslu şeker şirketleri, bu fabrikaları çalıştırmak yerine kapatmışlar ve dünyanın başka bölgelerinde daha ucuza ürettikleri şekeri Polonya'ya ihraç ederek Polonya ekonomisi aleyhine büyük kârlar sağlamışlardır.
Yaşanan acı deney sonucu, Polonya, bir süre önce sattığı bazı şeker fabrikalarını yeniden devletleştirmek zorunda kalmıştır.
Bilindiği gibi, ülkemizde de geçtiğimiz yıllarda Et Balık Kurumu özelleştirilirken aynı uyarılar yapılmış, ancak bu uyarılara kulak verilmemişti. Özelleştirme süreci sonunda, hem ekonomik hem sosyal açıdan büyük önem taşıyan EBK kombinalarının tümü kapatıldı. Bu durum hayvancılığımızın iflas etmesine, ülkemizin kaçak hayvan cenneti haline gelmesine ve sonuç olarak halk sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşmasına yol açtı.
Bu skandallar sonucu, EBK'nın bazı kombinalarının önümüzdeki günlerde yeniden devlet tarafından satın alınarak faaliyete geçirilmesine karar verildi. Ancak, bu arada, uğranılan zarar korkunç boyutlara ulaştı. Bir kabuk durumunda kalan EBK; tüm mal varlığını yitirdi.
Bir kez daha böyle bir durumla karşı karşıya kalmak istemiyorsak, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda gerçekleri dile getirenlerin uyarılarına vaktinde kulak vermek yararlı olacaktır.
Aksi takdirde, son pişmanlık fayda vermeyebilir.


GMNet
Supervisor
Supervisor
 
Mesajlar: 944
Kayıt: 3/1/2009, 16:21
Konum: Lüleburgaz

Dön Görüş

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron