Çay tiryakisi Türk halkı, krizde de çaya sarıldı. 100 kişiden 95'inin her gün çay içtiği Türkiye'de kişi başı tüketim yılda 2.8 kilograma (günde 3.8 fincan) ulaştı.
Hem Çaykur hem de Lipton, Doğadan gibi özel sektör markaları da gelişim gösteren çay pazarındaki potansiyeli en iyi şekilde değerlendirebilmek kıran kırana bir rekabet içinde.
120 yıllık uzmanlığı ile 150'yi aşkın ülkede faaliyet gösteren global bir marka olan Lipton'un Türkiye'de ise özel sektörün en eski markası olarak 20 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösterdiğini anlatan Lipton Marka Müdürü Leyal Eskin, Türkiye'de çay pazar büyüklüğünün 2008'de 1 milyar TL'yi aştığını söyledi. Eskin, "Pazar, krizin olduğu bir yılda yüzde 17'lik büyüme kaydetti. Pazarın cirosal olarak yüzde 83'ünün siyah dökme çay, yüzde 11'inin siyah poşet çaylar ve kalan yüzde 6'lık kısmını ise bitki, meyve ve yeşil çaylar oluşturuyor. Çay rekabetin oldukça yoğun yaşandığı bir kategori. Hem potansiyeli hem de büyüklüğü nedeniyle, önümüzdeki günlerde yeni oyuncuların bu pazara girmesi kaçınılmaz" dedi.
Lipton, yüzde 28 büyüdü
Lipton'un da 2008'de Türkiye'deki büyüme hızının yüzde 28 olarak gerçekleştiğini kaydeden Eskin, "Türkler'in kendilerine özgü bir tüketim alışkanlıkları var. Özellikle Türkler geleneksel içecekleri olan çaydan vazgeçemiyor. Biz de dünyada ve Türkiye'de istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz" diye konuştu. Türkiye'de de etkileri hissedilen global mali krize rağmen çay sektörünün büyümeye devam ettiğini belirten Eskin, "Bazı tüketici harcamalarının ertelenmesine ya da düşmesine yol açan kriz, çay tüketimini ise artırdı. Bizde bu artışa paralel markamızın performansını daha da güçlendirmek adına yatırımlarımıza devam ediyoruz" dedi.
Lipton'un tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de istihdam yarattığını belirten Eskin, şunları söyledi: "20 yıldan bu yana Türk insanını ilklerle tanıştıran Lipton, Karadeniz Bölgesi'nde 272 değişik noktada yaklaşık 15 bin çay üreticisinin mahsulünü satın alıyor. Zaten Karadeniz Bölgesi iş ve istihdam olanaklarının oldukça kısıtlı olduğu bir yöreyi temsil ediyor. Ancak bu durum ciddi bir katma değer ifade ediyor. Bölgedeki üç fabrikamızda 800'ü aşkı çalışanımız var."
Doğadan, 5 yılda yüzde 38'lik büyüme gerçekleştirdi
Bitki ve meyve çaylarının deneyimli ismi Doğadan da son 5 yıl içinde ürün gamında yüzde 38'lik bir artış gerçekleştirdi. Türkiye'de etkileri hissedilen ekonomik krize karşın çay sektörünün büyüdüğüne işaret eden Doğadan Pazarlama Direktörü Veli Vardarlı, Türk halkının yüzde 95'i her gün çay içtiğini ve bu alanda büyük bir potansiyel olduğunu söyledi. Türkiye ve Avrupa'daki trendleri takip ettiklerini belirten Vardarlı, amaçlarının bu performansı yeni ürün gamlarıyla desteklemek olduğunu kaydetti. Vardarlı, "Özellikle bitki ve meyve ile yeşil çay kategorisinde 20 yıllık tecrübemizle çok yüksek bir marka değerine sahibiz. Doğadan markası ile bitki, meyve, yeşil çay, fonksiyonel çaylar, bebek & çocuk çaylarında toplam 5 ürün grubunda tüketicilerimize ulaştık. Yeni ürün çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
2008 yılı itibariyle Doğadan Altın Yaprak ve Doğadan Gizli Bahçe markaları ile siyah çay kategorisine de adım attıklarını hatırlatan Vardarlı, "Bitki ve meyve çayı üretiminde gösterdiğimiz özenle bu ürünlerde yakaladığımız başarıyı siyah çayda da tekrarlamayı hedefliyoruz. Siyah çay üretiminde, Türk tüketicisinin beklenti ve isteklerine yanıt vermeye çalıştık" diye konuştu. Yeni ürün çalışmalarının süreceğini kaydeden Vardarlı, "Doğadan bitki, meyve ve yeşil çay kategorisinin açık ara lideri konumunda. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ABD, Japonya, Avustralya ve Türk cumhuriyetlerinin de içinde bulunduğu 30 ülkede Doğadan markalı ürünlerimiz satılıyor" dedi.
Çaykur, 3 yeni ürünle rekabete girecek
Çay piyasasındaki rekabet Çaykur'u da harekete geçirdi. Lipton ve Doğadan gibi özel sektör kuruluşları karşısında yüzde 60'lık pazar payına sahip olan Çaykur, pazardaki liderliğini yeni ürünlerle pekiştirecek. Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce, 3 ayrı proje için TÜBİTAK ile işbirliği geliştirdiklerini, TÜBİTAK'ın bu projeler için 1.5 milyon TL kaynak ayırdığını bildirdi. Projeler hakkında bilgi veren Yüce, "Yeşil çay projemizin amacı, Türkiye'de yeşil çayın tüketimini yaygınlaştırmak ve artırmak olacak. Şu anda deneme çalışmalarımız sürüyor. En geç ürünlerimizi 2011'de piyasaya sunacağız. Bir de instate (hazır çay) projemiz var. Bu proje özellikle Nescafe'ye alternatif olacak" dedi. Projenin üçüncüsü olan organik çayda ise çalışmaların başladığını aktaran Yüce, geçen hafta açılışı gerçekleşen ve 10 milyon TL'ye mal olan organik çay üretim fabrikasının 3 bin dekarlık arazi üzerinde kurulduğunu iletti. Yüce, "Tesisimizde yaklaşık 300 kişi istihdam ediliyor. Fabrikada ilk aşamada yüzde 25 organik, yüzde 75 konvansiyonel üretim yapacağız. Ayrıca her yıl organik üretimin payını da artıracağız" diye konuştu.
Öte yandan çuvalla çay satışı yerine kendi markasıyla ihracat atağını hızlandıran Çaykur, artık markalı ihracatçı olacak. Yüce, 2004 yılından itibaren dökme çayın yanı sıra paketli çay ihracatı da yaptıklarını söyledi. ABD ve Avrupa başta olmak üzere 22 ülkeye 20 milyon TL değerinde yılda 3 bin ton civarında paketli çay ihracatı gerçekleştirdiklerini anlatan Yüce, "Bu ihracatı kademeli olarak arttırmayı planlıyoruz. Öncelikli amacımız Çaykur'u global bir marka yapmak. Bunun içinde çuvalla çay satışından yani dökme çaydan vazgeçtik. Paketli markalı çaya yöneldik" diye konuştu.
Türkiye genelinde toplam 51 fabrikası ile yılda 650 bin ton yaş çay yaprağı işleyen ve 1 milyar dolarlık cirosuyla Türkiye çay piyasasının yüzde 60'ını elinde bulunduran Çaykur'un, tedarikçiler hariç personel sayısı ise 15 bin civarında.


