Sağlık Bakanlığı tuz tüketimini azaltmayı hedefliyor

Güncel haberleri bu başlık altından takip edebilirsiniz.

Sağlık Bakanlığı tuz tüketimini azaltmayı hedefliyor

Mesajgönderen absu » 25/7/2010, 17:20

Yapılan araştırmalar Türkiye’de kişi başına günlük tuz tüketiminin 18 grama ulaştığını gösteriyor. Bu rakam Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketimi için önerdiği 5 gramın çok üzerinde. Ülkemizde kadınların 16 gram günlük tüketimine karşın erkekler 19 gram tuz tüketiyor. Uzmanlar, aşırı tuz tüketiminin hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, gastrit, kanserler, osteoporoz, böbrek hastalıkları ve diyabete yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı ise yeni hazırladığı planla, yüksek miktardaki tuz tüketimini azaltmayı hedefliyor. Bu amaçla Bakanlık "Tuz Tüketiminin Azaltılması Stratejisi" taslak programını hazırladı ve 21-22 Haziran tarihlerinde Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Ankara’da ''Tuz Tüketiminin Azaltılması Ulusal Strateji Belirleme Çalıştayı'nda taslak program üzerinde görüşmeler yapıldı. Çalıştaya, Sağlık, Tarım ve Köyişleri, Milli Eğitim ve Sanayi Bakanlıkları yetkililerinin yanı sıra, STK temsilcileri ve çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri katıldı.

Çalıştayda konuşan Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanı Cengiz Kesici, Türkiye'de 1978 yılında yıllık 936 bin 778 ton olan tuz tüketiminin 2002 yılında 2 milyon 188 bin 619 tona çıktığını belirtti. Kesici, tuzun en çok ekmek, salamura ve yöresel olarak üretilen besinlerde kullanıldığını bildirdi.

Kesici, Bakanlığı tarafından düzenlenen çalıştay ile öncelikle çok fazla tüketilen bir besin olan ekmekte tuzun azaltılması, tuz kontrolüne yönelik yasal düzenlemeler, toplu tüketim standartlarının geliştirilmesi gibi müdahale alanlarını belirlemeyi düşündüklerini dile getirdi. Ülkemizde kronik hastalıkların en önemli nedenlerinden birinin yüksek kan basıncı olduğunu ve aşırı tuz tüketiminin zararlı etkilerini vurgulayan Kesici, günlük diyette azaltılacak 1 gram tuz alımı ile felç riskinde %5 ve kalp krizinde %3 azalma; 6 gram azaltmada ise felçte %34 ve kalp krizinde %25 azalma olabileceğini önemle vurguladı. Beslenme alışkanlığımızda yapacağımız bu ufak değişiklik ile yaşam kalitemizin ve sağlığımızın artacağı tüm çalıştay boyunca önem verilen noktaların başındaydı.

Türk Hipertansyion ve Böbrek Hastalıkları Derneği temsilcisi Prof. Dr. Ülver DERİCİ, ülkemizde 18 yaş üstü bireylerde yüksek kan basıncı görülme sıklığının %31,8 olduğunu kaydetti ve gerekli önlemlerin alınmaması durumunda 2025 yılında dünyada hipertansif birey sayısının 1,5 milyar, ülkemizde de 30 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirtti. Ayrıca hipertansiyon ile fazla kilonun da ilişkisinin bulunduğunu belirten Derici, bireylerin tuz miktarı alımında azaltma yapmasının yanı sıra, yeterli ve dengeli beslenmenin ve hareketli bir yaşamın da sağlık için olmazsa olmaz olduğunu vurguladı.

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık da ekmekteki tuz miktarlarının mutlaka sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguladı. İyotlu tuz kullanımının tercih edilmesi gerektiğini de ifade eden Artık, yemeklerin tuz yerine çeşitli baharatlarla tatlandırılabileceğini kaydetti.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tanju Besler ise gün içinde 5-9 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesinin beslenme alışkanlığını zaman içinde değiştirilebileceğini belirtti.

2011 yılına kadar politika geliştirilecek

Sağlık Bakanlığınca hazırlanan taslak metine göre, 2010-2015 yıllarını kapsayacak proje içinde 2011 yılına kadar tuz tüketiminin azaltılmasına yönelik politika geliştirilerek, ulusal program hazırlanacak ve uygulamaya geçilecek.

Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı koordinesinde ilgili kamu kuruluşları, gıda sektörü, toplu tüketim ve toplum kuruluşları, meslek örgütleri temsilcilerinin de bulunduğu bir Danışma Kurulu oluşturulması planlanıyor. Danışma Kurulu, yılda en az iki kez çalışmaları değerlendirmek üzere toplanacak.

Önerilen tuz tüketim miktarlarının ve tuzun azaltılmasına yönelik hedeflerin belirlenebilmesi için, Mevcut Durum Saptama Çalışma Grubu tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda, yaş grupları, cinsiyet ve risk grupları göz önünde tutularak, kısa ve uzun vadede dönemsel tuz azaltma hedefleri belirlenecek ve duyurulacak. Faaliyetler hakkında yöneticilerin bilgilendirilmesi için, her yıl tüm kamu kurum ve kuruluşları ve ilgili sektörlerin üst düzey yöneticilerine yazılı ve sözel olarak bilgi verilecek.

Uluslararası kuruluşlarla iş birliği kapsamında bu konu ile ilgili uluslararası platformda yürütülen çalışmalar izlenecek, WASH ( World Action on Salt Health), ESAN (European Salt Action Network) ve DSÖ gibi organizasyonlar ile İngiltere ve Finlandiya gibi tuzun azaltılması konusunda başarılı uygulamalar yapan ülkelerle temas kurulacak.

Yine taslakta, restoran, fast-food, lokanta gibi yerlerdeki menülerin incelenerek, tuz miktarlarındaki azaltma oranlarının saptanacağı ve tuz oranının kademeli olarak düşürüleceği; bu yerlerde masalardan tuzlukların kaldırılacağı, bunun yerine küçük poşetlerde iyotlu tuzların bulundurulmasının sağlanacağı ifade ediliyor. İsteğe bağlı olarak tuz ilave edilmesi gereken patates kızartması, salata, ayran gibi yiyecek ve içeceklere ise hazırlama sırasında tuz eklenmeyeceği vurgulanıyor. Taslakta, masalarından tuzlukları kaldıran restoran ve fast-foodların logo, bayrak veya sertifikayla ödüllendirileceği bilgisi de yer alıyor.

Yasal düzenlemeler kapsamında ekmek başta olmak üzere tuz içeriği yüksek olan gıdaların tuz miktarlarının Gıda Kodeksi Tebliğlerinde kademeli olarak azaltılması ve ürün etiketlerinde ürünlere ait tuz ve Na (Sodyum) terimlerinin en anlaşılır ve belirgin bir şekilde yer almasının sağlanması da taslak metinde yer alıyor. Yüksek tuz içeren besinlerde uyarı mesajlarının yer almasının zorunlu hali getirilmesi için Etiketleme Alt Komisyonuna öneride bulunulacak. Tuz miktarı yüzde 1'in üzerinde olan gıdalardaki tuz miktarının büyük puntolarla belirtilmesi sağlanacak.

Farklı gıda kategorilerine göre tuz miktarı kademeli olarak azaltılacak

Yeni strateji ile birlikte farklı gıda kategorilerine göre peynir, et ürünleri, işlenmiş tahıl ürünleri, kahvaltılık gevrek ve bisküvi gibi işlenmiş ürünlerin tuz miktarlarının da kademeli olarak düşürülmesi öngörülüyor.

Bu amaçla işlenmiş ürünlere ilave edilen tuzun yerine muadillerinin kullanılması konusunda çalışmalar yapılacak. İşlenmiş gıdalarda tuz oranının azaltılmasından dolayı ihtiyaç duyulabilecek alternatif üretim metotları geliştirilecek, reformülasyon çalışmaları yapılacak ve üreticiye sunulacak. Daha az tuz içeren gıdaların üretimi teşvik edilecek, vergi indirimi yapılması koşulları araştırılacak.

Ürünlerindeki tuz miktarını azaltan başarılı gıda firmaları basın yoluyla duyurulacak ve ödüllendirilecek. Tuzu azaltan gıda firmalarının ürün etiketlerinde slogan geliştirilmesi desteklenecek. Farklı markaların ürünlerinin tuz içerikleri karşılaştırılarak, medya yoluyla sonuçlar duyurulacak.

Ortalama gelire sahip bir ailenin günlük gıda sepetinde yer alabilecek besinlerin tuz içerikleri belirlenecek. Programın başında ve sonunda olmak üzere ülke genelini yansıtacak idrar sodyum düzeylerini de içeren ulusal bir araştırma planlanarak yürütülecek. Çocukların sık tükettiği besinlerin tuz içerikleri ile çocukların belirlenen yaş gruplarına göre, günlük tükettikleri tuz miktarları saptanacak.


absu
Moderator
Moderator
 
Mesajlar: 605
Kayıt: 3/1/2009, 20:42

Dön Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir