Şeker tefecilerine mahkum edildik

Güncel haberleri bu başlık altından takip edebilirsiniz.

Şeker tefecilerine mahkum edildik

Mesajgönderen xxx » 10/8/2009, 14:07

Küresel krizin yarattığı durgunluk ve kurların düşmesi ile zor günler geçiren şeker ihracatçıları, tüm bu sorunlara rağmen yüksek fiyat politikası uygulamaya devam eden Türkiye Şeker Fabrikaları'nı (TÜRKŞEKER) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a şikayet etti.

25 şeker fabrikası ile Türkiye'deki toplam pancar şekeri talebinin yaklaşık yüzde 50'sini karşılayan TÜRKŞEKER'i halen, AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu'nun kardeşi olan Azmi Aksu yönetiyor.

TÜRKŞEKER'in, şekeri dünya borsalarındaki fiyatın yüzde 15 fazlasına sattığına dikkat çeken İstanbul Hububat Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, "Başbakan Erdoğan'a bir mektup yazarak Azmi Aksu'nun tavrını şikayet ettik. Sayın Aksu'nun 'evlere şenlik' uygulamaları nedeniyle sektörümüz bir arpa boyu yol alamıyor. Şeker Fabrikaları zarar ediyor diye bizim üstümüze yükleniyorlar" dedi.

Mete, daha önce Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'a da Aksu ile ilgili eleştirilerini bildirdiklerini ama bir sonuç alamadıklarını anlattı. "Türkiye'de özel sektör 100 kilometre, bürokrasi ise 10 kilometre hız yapıyor" diyen Mete, devletin artık şeker sektöründen elini çekmesi gerektiğini vurguladı.

Zarar üzerimize yükleniyor

Türkiye'de doğrudan şeker ithalatının yasak olduğunu, şekerin ancak iç üretim ya da TÜRKŞEKER aracılığıyla tedarik edilebildiğini hatırlatan Mete, TÜRKŞEKER'in ihracatçının aleyhine olan bu durumu kullandığını öne sürdü. Mete, Londra Borsası'nda Haziran ayı ortalama şeker fiyatının ton başına 439,7 dolar olduğunu, Türkşeker'in ise bu fiyata 61 dolar navlun fiyatı ekleyerek "C" şekeri adı altında sanayiciye sattığını dile getirdi. "Dünya borsalarının yüzde 15 üzerindeki şekeri alıp, ürünlerinde yüzde 60-95 arası şeker girdi kullanan bir sektör nasıl rekabet edebilir?" diye soran Mete, "Şeker Fabrikaları'nın zarar etmesi bizi ilgilendirmiyor. Bizim üstümüze yükleniyorlar. Bize dünya borsalarından ithalat izni verilsin, gidip oralardan alalım. Hantal devlet yapısının miras bıraktığı şişirilmiş kadroların maaşları, bizim cebimizden çıkmasın. Eğer bu kurumun başındaysanız, güne dair çözümler bulmak zorundasınız. Sanayici lafla kollanmaz, biz icraat istiyoruz" diye konuştu.

Türkiye'de ihracatı düşmeyen tek sektör olan tarım sektörüne sahip çıkılması gerektiğini, sadece şeker sektörünün yılda 1 milyar doları aşan ihracat yaptığını dile getiren Mete, "Bu gerçeğin daha iyi anlaşılması için Sayın Başbakan'a bir mektup yazarak sorunlarımızı dile getirdim. Özellikle şeker sektörünün TÜRKŞEKER yönetimi dolayısıyla yaşadığı sıkıntıları anlattım. Sayın Başbakan'ın sanayicinin bu tür sıkıntıları ile ilgilendiğini biliyoruz. Kendisinin bu konuya da el atmasını bekliyoruz. TÜRKŞEKER'in özelleştirilmesini dört gözle bekliyoruz" dedi.

Şeker tefecilerine mahkum edildik

Zekeriye Mete, TÜRKŞEKER'in ihracatçıyı "şeker tefecileri"ne mahkum ettiğini savundu. Ülkede belli başlı şeker toptancıları olduğunu anlatan Mete, 1-2 kamyon şekeri TÜRKŞEKER'den tedarik edemeyince, gidip onların kapısının çalındığını vurguladı. "Onlar da TÜRKŞEKER'den vadeli aldıkları şekeri, üzerine komisyon koyup bize satıyor. Yani şeker tefeciliği yapıyorlar. Çünkü TÜRKŞEKER bize iç piyasa şekeri dışında vade yapmıyor" açıklamasında bulundu. Mecbur kalıp Türkşeker'den şeker alan şirketlerin bu sefer de nakliye problemi ile karşı karşıya kaldığını vurgulayan Mete, "İstanbul'daki şirketin şekerini Yozgat'taki fabrikadan çıkarıyorlar. Şeker ihracatçıları, kendine daha yakın bir şeker fabrikasından mal alabilmek için onbinlerce liralık ek masraf üstleniyor. Eğer sen hizmet veriyorsan, gelip İstanbul'a bir depo kuracaksın. İstanbullu sanayiciyi mağdur etmeyeceksin" şeklinde konuştu.

Türkiye'deki birçok ürün grubunun dahilde işleme rejimi çerçevesinde ithal edildikten sonra işlenip ihraç edilen ürünlerden oluştuğuna işaret eden Mete, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de bugüne kadar kimse tarımı yönlendirmedi. Çiftçiye kimse bu yıl neyi ne kadar ekmesi gerektiğine ilişkin bir yönlendirmede bulunmuyordu. Bir bakıyordunuz bu yıl soğan eken, seneye şeker ekiyordu. Şimdi yavaş yavaş bu köhne sistem değişiyor, teşvik sistemi ile de tarıma yeni bir soluk gelmeye başlıyor. Ancak ağır bürokratik yapı, Türkiye'de özel sektörün gelişip yeşermesine engel oluyor. Bürokrasi tarım ürünleri ihracatçısının üzerine bir karabasan gibi çöktü. İhracata dayalı bir büyüme hedefleniyorsa, devletin bu sektörde belirleyici olması doğru değil. Türkiye'den ihraç edilen buğdayın cinsine bile karışıyorlar. Neden? Önce kendi stoklarındakiler ihraç edilsin istiyorlar. Bu anlayışla özel sektör gelişmez."

IMF ile anlaşma ölüm fermanımız olur

İstanbul Hububat Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, hükümetin IMF ile anlaşmasının "kurların yerde sürünmesi" anlamına geleceğini iddia ederek, "IMF anlaşması ihracatçının ölüm fermanı olur" dedi. Dolar kurunun 1,5 TL'nin altına inmemesi gerektiğini belirten Mete, "Biz satış yaparken centlerle iş yapıyoruz. Durum böyle iken doların sert düşüşler yaşaması, tüm umudumuzu kırıyor" şeklinde konuştu.

Azmi Aksu: "Pancar çiftçisi için çalışıyoruz"

Şeker ihraç eden üreticilerin Türkşeker ile ilgili şikayetlerine yanıt veren Türkşeker Genel Müdürü Azmi Aksu, "Bizim fiyat politikamız ilk gün ne ise bugün de odur. Biz pancar çiftçisini zor durumda bırakmamak için bu işi yapıyoruz" dedi. Şikayete konu olan fiyat farklarının navlun bedelleri dolayısıyla ortaya çıktığını dile getiren Aksu, "Üreticimiz gidip Brezilya'dan bu şekeri alırsa hiç nakliye bedeli ödemeyecek mi? Ayrıca son 1 yılda şeker fiyatları dünyada 350 dolarlardan 500 dolarlara geldi. Bunu da hesaba katmak lazım" diye konuştu. Aksu, 2003'ten önce dünya piyasaları ile oluşan fiyat farkını Hazine'nin karşıladığını hatırlatarak, "Ama artık böyle bir uygulama yok. Ülkemizin yılda 160-170 bin ton şeker ihtiyacı var. Biz bu ihtiyacı karşılamak için, pancar çiftçisini zor durumda bırakmamak için bu işi yapıyoruz. Kendi karımızdan feragat edip hizmet veriyoruz" dedi. Aksu, Türkşeker'in özelleştirilmesi konusunda ise danışman firma ile çalışmaların sürdüğünü, ancak şu ana kadar kayda değer bir gelişme sağlanmadığını söyledi.

Türkşeker, 2008'de İlk 500'de 19. oldu

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), ülke genelindeki 25 fabrikası ile şeker sektörünün en büyük şirketi konumunda. İstanbul Sanayi Odası'nın "İlk 500" listesinde 2008 yılında 19. olan Türkşeker, yılda ortalama 2 milyon ton şeker üretebilme kapasitesine sahip. Pancardan şeker üretimi yapan şirket, Türkiye'nin toplam pancar şekeri ihtiyacının yüzde 50'sini tek başına karşılıyor. Özel sektöre yılda yaklaşık 170 bin ton şeker satan Türkşeker, ülke ekonomisine yılda 650 milyon dolar katma değer sağlıyor. 2007 yılında özelleştirme kapsamına alınan şirketin satışına ilişkin bugüne kadar kayda değer bir adım atılmadı.

Kaynak: Ekotrent


xxx
Aktif Üye
Aktif Üye
 
Mesajlar: 226
Kayıt: 4/1/2009, 08:26

Dön Haberler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir