Tüketimde ve İhracatta Tanıtım Çalışmalarının da Etkisiyle Yükseliş İvmesi Gösteren Zeytinyağı Sektöründe, "Çakma" Tabir Edilen Sahte Sızma Yağ İddiası Ortalığı Karıştırdı.
Az da olsa bazı şirketlerin, rafinelik yağı ısıl işlemden geçirip sızma etiketiyle sattığını iddia eden Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan, "Bu tarzda hareket eden firmaları uyarıyoruz, akıllarını başlarına alsınlar. Aksi takdirde hem kendileri hem Türk zeytinyağı imajı zarar görür." dedi.
UZZK Başkanı Tan, diğer zeytin üreticisi ülkelerde de görülen "sahte sızma" uygulamasının haksız rekabete yol açacağını ve ülke imajını zedeleyeceğini söyledi. Tanıtım çalışmalarıyla iç talepte son yıllarda özellikle sızma zeytinyağında yaşanan yükselmenin sahtecilik girişimlerini de beraberinde getirdiğini vurgulayan Mustafa Tan, sahteciliğin fiyatlardan anlaşılabileceğini belirtti. Bugünlerde üreticide 6,5 ile 6,75 lira olması gereken sızma zeytinyağlarının ancak raflarda 5 liraya bulunmasının iddiaları güçlendirdiğini söyleyen Tan, "Bu, pahalı olanlar yapmıyor anlamına da gelmez. Araştırmaya devam ediyoruz." şeklinde konuştu.
UZZK Başkanı, sektörün çatı kuruluşu olarak zeytincinin dünyada en iyi noktaya gelmesi için çalışmalar yürüttüklerini hatırlattı. Türk zeytinyağlarının dünyanın en kaliteli yağları olduğunu ve buna gölge düşmemesi gerektiğini ifade eden Mustafa Tan, uyarılarını şöyle sürdürdü: "Başlamış veya başlama aşamasındaki bu konuyu araştırıyoruz. Hangi noktalarda olduğuna yönelik olarak Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nde de bu tür bir çalışma var. Natürel zeytinyağının normalde ısıl işlemden geçirilmemesi gerekir. Havuz sıcaklığı dışında kabul edilemez bir uygulamadır. Sektörde böyle bir duyum var. Şu an için teşhir etmek bizim görevimiz değil. Bakanlık tarafından kontrol edilmesi gereken bir aşamaya gelmiştir."
Uyarısının, kurumsal sorumluluk anlayışıyla sahteciliğin Türkiye'de olmaması için önlem niteliğinde yapıldığının altını çizen Tan, sahteciliğin çok yaygın olmadığını, ancak sektörde bir huzursuzluk meydana getirdiğini vurguladı. Sektöre şeffaflık getirmek için bunu yapan veya düşünen potansiyel kişi ve firmalara kendilerini düzeltme çağrısında bulunan Tan, İspanya'nın ardından ikinciliği hedeflerken, 150 bin ton olan üretimimizi 750 bin tonlara çıkarmayı isterken haksız kazanç isteyen kişilerin de karşısında durmak istediklerini sözlerine ekledi.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli ise UZZK Başkanı Tan'ın, bu açıklamalarıyla sahtecilik yöntemini kullanan şirketleri bildiği izlenimi uyandırdığını ifade ederek, konuya biraz daha açıklık getirmesini istedi. Güreli, "Bu sahteciliği yapanların kim olduğunu biliyor. Kendi üyelerinin yapmayacağını söylemiş. Sahte sızma, ancak bir rafine fabrikasında yapılabilir, çünkü büyük yatırım gerektirir. Köylü Ahmet ağanın, tencerede yapacak hali yok." diye konuştu. Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nin, Türkiye'de henüz bilinmeyen bir tahlil yöntemi bulunduğu bilgisini aldıklarını ve kendilerinden istediklerini dile getiren Güreli, "Bu konuda uyguladıkları kriteri Tarım Bakanlığı'na vereceğiz. Olay ihracata sıçrarsa, iyi Türk yağının da fiyatı aşağıya çekilir." dedi.
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin de Uluslararası Zeytinyağı Konseyi'nin kolon sızması tespiti için yöntem geliştirdiğini, fakat henüz sınırlarını belirlemediğini anlattı. Çetin, "Konseyin belirlemesinin ardından bunun, Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Prina Tebliği'ne alınacağını düşünüyoruz." şeklinde konuştu. Gelişen zeytinyağı sektöründe bu tür olumsuzlukların yaşanmasının kaygı verici olduğunu vurgulayan Çetin, bunun hem üreticiyi hem de müşterileri aldatmak anlamına geldiğini söyledi.


