Zeytinyağı işletmeleri 'Karasu'dan kapanma riskiyle karşı karşıya kaldı
Çevre Bakanlığı'nın zeytinyağı işletmelerine zeytin karasuyunun bertaraf edilmesi konusunda verdiği süre 5 Ekim'de sona eriyor. Süre sona erdiğinde çok sayıdaki zeytinyağı işletmesi 90 bin TL para cezasına ve sorumluları 2 yıl hapis cezasına çarptırılacak. Sektör temsilcileri, bu yaptırım karşısında pek çok işletmenin kapısına kilit vurmak zorunda kalacağına dikkat çekerek, işletmelere Yunanistan'da yapıldığı gibi, zeytinyağı işletmelerine 2 fazlı üretime geçmesi için verilen 5 yıllık geçiş sürecinin tanınmasını istiyor.
Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Üyesi ve EBSO Yağ Sanayi Meslek Komitesi Üyesi Nejat Özduran, Çevre Bakanlığı'nın zeytinyağı işletmelerine zeytin karasularının bertaraf edilmesi konusunda 5 Ekim tarihine kadar süre verdiğini hatırlattı. Zeytinyağı işletmelerinin 90 bin TL para cezası ve sorumlularının 2 yıl hapis cezası ile karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Özduran, işletmelere tıpkı Yunanistan'da olduğu gibi 2 fazlı üretime geçmeleri için 5 yıl geçiş süresi verilmesi gerektiğini savundu.
Garanti Zeytin Limited Şirketi'nin ortağı olan ve 40 yıldır bu işle uğraşan Özduran, işletmelere verilen sürenin çok az olduğunu, sektörün çok büyük bir sorunla karşı karşıya kaldığına işaret etti. Bakanlık yetkilileri ile bu konuyu sürekli görüştüklerini dile getiren Özduran, EBSO Yönetim Kurulu üyelerinin de Ankara'da Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na rapor olarak bu konuyu sunduklarını ifade etti.
Özduran, zeytin karasuyunun bertaraf edilmesi konusunda İspanya'nın 2 fazlı üretim yaptığını, Yunanistan'ın da 2 fazlı üretime geçmeyi zorunlu hale getirmek için zeytinyağı işletmelerine geçtiğimiz yıl 5 yıl geçiş süreci tanıdığına dikkat çekti.
Yunanistan'ın işletmelere gerekli altyapı hazırlığını yapmaları için böyle geçiş süreci tanıdığını anlatan Özduran, "Türkiye'de üretim yapan zeytinyağı işletmelerinin büyük bir çoğunluğu 3 fazlı üretim yapıyor. 2 fazlı üretime geçebilmek için işletmelerin bu sisteme adapte olabilmeleri hemen olabilecek bir şey değil. Ülkemizde üretim yapan işletmelerin yüzde 3-5 ancak iki fazlı üretim yapıyor. Bu kadar işletmenin 5 Ekim'e kadar iki fazlı üretime geçmesi mümkün değil. Bu çözüm değil. Bu yaptırım birçok zeytinyağı fabrikasını kapanma aşamasına getirecek" bilgilerini verdi.
Süreç için devlet desteği şart
Özduran, iki fazlı sisteme geçildiğinde prina işletmelerinin de maliyetlerinin artacağını, sistemlerini değiştirmek zorunda kalacaklarına işaret ederek, bu süreçte devlet desteğinin şart olduğunu savundu.
Yine zeytin karasuyunun bertaraf edilmesi konusunda önerilen lagün sistemin de çözüm olamayacağını ifade eden Özduran, lagün sistemler için 4-5 dönüm araziler gerekeceğini dile getirdi. Buharlaştırmayı gerektiren lagün sistemin her bölge için de uygun olmayacağını savunan Özduran, "Örneğin Kuzey bölgeleri daha yağışlı. Bu bölgelerde kurutma yapabilmek çok zor. Dolayısıyla lagün sistemi de sektör için bir çözüm değil" dedi.
Sektörün zor şartlar altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Özduran, ekim ayında hasatın başlayacağını, sektörün bu yaptırımların uygulanması halinde ciddi bir darbe alacağını ifade etti.
Ortaya model konmadan çözüm bulunamaz
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, cezai tedbirlerin çözüm olmayacağını söyledi. Ortaya bir model konmadan çözüm bulunamayacağını savunan Tan, bu yaptırımların sektörün gidişatını sekteye uğratacağını dile getirdi. Tan, Çevre Bakanlığı'ndan süre konusunda tolerans göstermelerini beklediklerini ifade etti.
Tan, 3 fazın 2 faza dönüştürülmesinin çok ciddi bir maliyeti olduğunu belirterek, "Sektöre bir geçiş süreci tanımadan cezai yaptırımlar uygularsanız fabrikalar kapanma noktasına gelir. Zeytinyağı işletmeleri çok ciddi yatırımlar yaptı. Şimdi bu makineleri atın, yenisini alın demek olmaz. Bu sorunun çözümü konusunda en ekolojik yöntem fabrikaların 2 fazlı çalıştırılması. İspanya'da bu sistem uygulanıyor. Ancak İspanya'da daha büyük işletmeler var. Türkiye'de ise dağınık bir yapı var. Bunların biraraya gelerek merkezileştirilmesi gerekiyor" dedi.
Tan, tüm sektör temsilcilerinin, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, üniversiteler ve bakanlık temsilcilerinin bir araya gelerek soruna ortak bir çözüm bulunması gerektiğini dile getirdi.
İşletmelerin iki faz sisteme geçebilmelerinin devlet tarafından teşvik edilmesi gerektiğini savunan Tan, "İşletmeler hibe krediler, uzun vadeli düşük faizli kredilerle, KDV indirimleri ile teşvik edilmeli. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın zeytincilikte İspanya'dan sonra dünya ikinciliği hedefi gerçek değilse fabrikaları kapatalım. Devlet önce yardım etmeli, sonra ceza uygulamalı" dedi.


