NÜD Başkanı Rint Akyüz: “Mısır fiyatı serbest piyasa koşullarında oluşmalı”
Mısırda hasadın yaklaştığı bugünlerde, yerli mısırın yem sanayinden sonraki en büyük kullanıcısı olan Nişasta sanayi adına bir basın açıklaması yapan Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği (NÜD) Başkanı Rint Akyüz; Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nin hasadın yaklaştığı bu dönemde Mısır Alım Fiyatı açıklamasının, piyasa dinamiklerini alt-üst edebileceğini söyledi.
Akyüz, mısır fiyatlarının tüm dünyada birkaç yıldan beri yüksek seyrettiğini hatırlatarak, yerli mısır fiyatlarının dünya piyasası fiyatlarına yaklaştığı bu dönemde, mısır fiyatının serbest piyasa koşullarında belirlenmemesi halinde, bu durumdan hem mısır üreticisi çiftçilerin, hem sektörlerinin hem de yem sanayinin zarar görebileceği uyarısında bulundu.
NÜD Başkanı; nişasta üreticileri olarak, üretimlerinde tamamen yerli mısır kullandıklarını ifade ederek, hasat edilen yerli üretim mısırın %20-22 gibi bir bölümünü her yıl kampanya döneminin başlangıcından itibaren düzenli olarak satın aldıklarını ve üstelik peşin ödeme sistemiyle yaptıkları alımların, çok düşük destek primleriyle üretim yapan mısır üreticisini de rahatlattığının altını çizdi.
“TMO ancak arz fazlası olduğu durumlarda müdahale alımı yapmalıdır.”
700 bin ton alım
Geçen yıl, yaklaşık 90 bin çiftçiden 700 bin ton civarı mısır satın aldıklarını, bu yıl da üretim planları doğrultusunda ve belirlenecek kotaya bağlı olarak bu rakam civarında veya üzerinde bir alım yapmayı planladıklarını ifade eden Akyüz; mısır üreten çiftçinin en büyük destekçisi olduklarını, geçen pazarlama yılında (2007-2008) NBŞ kotasındaki artışın %50 yerine %35’te kalması neticesinde beklenen üretim gerçekleşmediği için bazı nişasta fabrikalarının elinde geçen pazarlama yılından mısır kaldığı, ancak kalan miktarın yeni mahsul alımlarını etkilememesi için çalışma yaptıklarını belirtti.
“Mısırı katma değeri yüksek bir hammaddeye çeviriyoruz”
Nişasta üreticilerinin üretimleri itibariyle gıda sektörünün bir numaralı hammadde tedarikçisi olduğunu ve yerli mısırı, katma değeri çok yüksek bir gıda ham maddesine dönüştürdüklerine vurgu yaptığı açıklamasında Akyüz; “Mısır üretimi de nişasta sanayinin can damarı ve tek hammaddesidir” dedi.
Sektörde bulunan 934 bin ton glikoz ve izoglikoz üretim kapasitesine rağmen, kotalar nedeniyle fabrikaların % 25-30 gibi çok düşük bir kapasite oranıyla çalıştıklarına dikkat çeken Akyüz, gıda sektörünün kendilerine tanınan kota miktarından daha fazla NBŞ ihtiyacı olduğunu, hatta bu ihtiyacın karşılanması için devletin zaman zaman gümrük vergisini düşürerek ithalata izin vermek zorunda kaldığını da ifade etti.
“Bu durum ise sektör olarak bizi zora soktuğu gibi, mısır çiftçisini de sıkıntıya düşürmektedir” diyen Akyüz, kota kararlarının alınırken bunların da hesap edilmesini istediklerini belirtti.
Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği (NÜD) HAKKINDA
4634 Sayılı Şeker Kanunu Kapsamında Kota ile Üretim Yapma Hakkına Sahip Şirketlerin bir araya gelerek oluşturduğu NÜD, nişasta, glikoz şurubu ve benzeri diğer nişasta bazlı şeker türlerinin üretimini yapan kişi ve kuruluşlar arasında birliği sağlamak ve onları temsil etmek, ortak hak ve menfaatleri doğrultusunda gerekli her türlü yasal, idari ve yargısal girişimlerde bulunmak, gerek görülmesi halinde ilgili kişi ve kuruluşlarla iletişim kurmak, sektörün gelişimi yönünde tanıtıcı faaliyetlerde bulunmak misyonuyla hareket etmektedir.
Üyeleri; Amylum Nişasta, Cargill Türkiye, Pendik Nişasta, Sunar Mısır ve Tat Nişasta’dır.
NÜD, Gıda Sektöründe faaliyet gösteren 20 ayrı üye derneğin ve bu derneklere üye 1000’in üzerinde gıda işletmesiyle; Türk Gıda Sektörünün en büyük sivil toplum örgütü olan TGDF'nin üyesidir.


